Zayıf Bağışıklık, Kireçli Cilt ve Arıtılmamış Su Arasındaki Görünmez Bağ
Sağlık

Zayıf Bağışıklık, Kireçli Cilt ve Arıtılmamış Su Arasındaki Görünmez Bağ

20 Şubat 2026

Arıtılmamış Suyun Vücuda ve Cilde Sessiz Zararları

Günlük su tüketimimiz, sağlıklı yaşam zincirinin en önemli halkasıdır. Ancak her "berrak" görünen su sağlıklı değildir. Özellikle sanayileşmiş tarım ve atık sistemleri yüzünden yeraltı suları, eskiye oranla çok daha fazla tortu ve klor kalıntısı taşmaktadır. Peki bu su vücudumuza ne yapar?

Klor ve Cilt Kuruluğu Algısı

Belediyeler bakteriyel üremeyi önlemek için zorunlu (ve de haklı) olarak şebeke suyuna yoğun klor katarlar. Fakat duş alırken sıcaklık etkisiyle buharlaşan klor gazı hem cildin doğal nem bariyerini (yağ dokusunu) parçalar hem de saç tellerindeki kepeklenmeyi artırır. Çok kireçli sularda yıkanan birçok kişi, sudan çıktıktan sonra cildinde "gerginlik" hisseder. Aslında bu gerginlik kuruluk alarmıdır.

Metabolizma Yorgunluğu

İçtiğiniz sudaki gereksiz ağır mataryeller, özellikle böbrek süzme mekanizmasını yorar. Hücreleri canlandırması, hidrasyonu sağlaması ve toksinleri atması gereken su; eğer kendisi tortu doluysa zayıf bir performans sergiler ve uzun vadede bağışıklık direncini dolaylı olarak etkiler.

Akıllı Evlerde Arıtma Standartlaşıyor

Modern sağlıklı yaşam uzmanları, günde en az 2.5 litre arıtılmış Alkali su (pH'ı 7.5 ila 8.5 arası) tüketilmesini tavsiye ediyor. Alkali sular hücre çekirdeğinden çok daha hızlı emilir ve vücudun asidik dengesini mükemmel ayarlar. ARP GROUP teknolojileri sayesinde hem tezgahaltı içecek cihazlarıyla hem de daire girişi ana şebeke yumuşakıcılarıyla iki sorunu birden kalıcı olarak çözebilirsiniz.

böbrek sağlığıcilt kuruluğualkali su yararlarıklorun zararlarısağlıklı yaşam
Paylaş: